ŞEYH CELALETTİN EFENDİ VEFATININ 38. YILINDA ANILDI
İLİMİZİN YETİŞTİRDİĞİ AYDIN DİN ADAMLARINDAN ŞEYH CELALETTİN EFENDİ (CELALETTİN KARDEŞ) ANILDI
22:50:00 2011-06-16

İlimizin yetiştirdiği ayrın din adamlarından Şeyh Celalettin Efendi (Celalettin Kardeş) dar-ı fenadan, dar-ı bakaya irtihalinin (vefatının) 38. yıldönümünde, 40 yıl süreyle imam hatip olarak görev yaptığı ve metfun bulunduğu Şeyh El Cerrah Camiinde anıldı.

İrtihalinin 38. yıldönümüne müsadif 15 Haziran günü Akşam namazını müteakip gerçekleştirilen anma etkinliklerine İl Müftüsü Faruk Arvas, Şeyhin hayatındaki muhipleri, din adamları, cami cemaati ve akrabaları katıldılar.

Kur’an-ı Kerim ve Mevlit-i Şerif tilaveti yanında Şeyh Efendiye ait kasideler (yâ âlimen bî hali ve diğerleri) okundu. Okunan Hatmi şerif tasdik edildi.

Etkinlik sonrasında yaptığı konuşmada Şeyh Celalettin’in (Celalettin Kardeş) din ilmi yanında pozitif ilimle yakından ilgili olduğunu belirten İl Müftüsü Arvas, Şeyhin vefatından sonra Kitaplığının Siirt Müftülüğüne hibe edildiğini, Müftülük olarak bu eserlerin teşhiri ve ilim adamlarının istifadesine sunulması açısından özel bir bölüm tahsis edildiğini belirterek 120 eserden oluşan kitaplığın 300’e yakın ciltten oluştuğunun altını çizdi.

İrtihalinin 38. yıldönümünde andığımız aydın din adamı Şeyh Celalettin Kardeş Hazretlerini rahmet ve minnetle yadediyoruz.

Şeyh Celaleddin Kardeş’in Kısa Öz Geçmişi

Şeyh Celaleddin (KARDEŞ) Şehrimizin yetiştirdiği büyük din alimlerindendir. “Memozin”i Arapça’ya tercüme etmiş, ayrıca çok değerli dini incelemeleri vardır. 1888 yılında Siirt’te dünyaya teşrif eden Şeyh Celaleddin Kardeş, ŞEYH-ÜL HATTAB namıyla maruf ve dini bilgisiyle temayüz eden zatın oğludur. İlk tahsilini Babasının yanında yapan Şeyh Celalettin, daha sonra Şam’a giderek tahsiline devam etmiştir. Şam’da dini bilimler fakültesini bitirdikten sonra Siirt’e dönerek irşat görevine başlayan Şeyh Efendi, İstiklal Harbinde Kuva-yı Milliye saflarında Moral Hocalığı görevinde bulunmuş ve cephelerde askerlere vaazlarıyla morallerini yüksek tutmalarında etkin bir rol almıştır. Şeyh Celaleddin, yine bu yıllarda Said-i Nursi Hazretleriyle yakın bir arkadaşlık kurmuştur.

           Vaiz ve İmam-Hatip olarak çeşitli görevlerde bulunan Şeyh Celaleddin Hazretleri, bütün vaazlarında Kur’an-ı Kerim’in asra göre yorumunun yapılması taraftarıydı. Kur’an ayetlerinin yorumlarının kıyamete kadar devam edeceğini belirten Şeyh Efendi, Ay’a çıkılmadan yıllar önce, insanların günü geldiğinde Ay’a çıkacaklarını ve fezada fütuhatlarda bulunacaklarını söyleyecek kadar aydın fikirliydi.

Türkçe yanında, Osmanlıca, Farsça, Arapça olarak da hutbeler irat eder, hitap ettiği topluluğun dilleriyle kendilerine daha yakın olmanın yolunu seçerdi.

Fıkıh bilgileri yanında felsefe, mantık, riyaziye, tarih, coğrafya, astronomi gibi ilimleri de iyi derecede bilir, müspet ilimleri öğrenmenin, en az dini bilgileri öğrenmek kadar gerekli olduğunu savunurdu.

Ömrünün son 40 yılını uzlette geçiren Şeyh Celaleddin Hazretleri, bu uzun süre zarfında hiç çarşıya inmedi. Alış-veriş yapmadı.

İmam-Hatibi olduğu ve evinin çok yakınında bulunan Şeyh El Cerrah Camii ile evi arasında vakit namazlarında mekik dokuyup dururdu.

Muhipleri, O’nu evinde veya Camiinde ziyaret ederek sohbetlerinden feyizlenir, muhtelif konularda görüş ve düşüncelerini alarak hareketlerini Şeyhlerinin emirleri doğrultusunda tanzim ederlerdi.

Aynı zamanda şair olan Şeyh Celaleddin Hazretleri’nin, kitaplarının bir kısmı Siirt İl Müftülüğü binasındaki kütüphanede adına açılan bölümde muhafaza edilmektedir.

Hayatta olduğu yıllarda, kendisini sık-sık ziyaret eden muhipleri arasında Gazeteci Ahmet Arıtürk de vardı. Bir gün, yine Şeyh Efendiyi ziyarete giden Arıtürk kendilerine:

             -Üstadım, nasılsınız, ne yapıyorsunuz?

Diye sorduğunda, Şeyh Hazretleri rahlesi üzerindeki kitapları göstererek şu cevabı vermişti:

             -Görüyorsun işte, kitaplarla dövüşüyorum. Bazen ben onları, bazen, onlar beni yeniyorlar!

Cevabını vermişti.

Ahmet Arıtürk’ün, ertesi günkü makalesinin başlığı hazırdı:

“KİTAPLARLA DÖVÜŞEN ADAM”

Evet, Kendi değişiyle “Kitaplarla Dövüşerek” tükettiği ömrü 1973 yılının 15 Haziran Cuma günü sabah namazına davet eden müezzinin sesine kulak vererek ve onunla birlikte Ezan-ı Muhammed’iyi tekrarlarken aziz ruhunu Yüce Allah’a teslim etti. Siirt Merkez Cerrah Camiinde Babası Şeyh El Hattab hazretlerinin yanına defnedildi.

NUR İÇİNDE YATSIN…


Bu haber  1320  kere okundu